Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
İlmi Araştırma Son Sayı

İlmi Araştırma Sayı 49

İlmi Araştırma Dergisi'nin Temmuz 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Kuran Fihristi Cilt 1
Tarih Boyunca Müslümanlara Atılan İftiralar
Sakın Anlamazlıktan Gelmeyin
Kuran'a Göre Gerçek Akıl
Global Masonluk Cilt 1
Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet 1

Tavsiye Edilen Belgeseller
Vücudumuzun Hayat Kaynağı Kalp
Canlılardaki Tasarım Teknolojinin İlham Kaynağı
Komünizmin Kanlı Tarihi 3
Çocuklar İçin 03
Resulullah (SAV)'ın Hicreti
Beyin Mucizesi

Tavsiye Edilen Linkler
hayatinkokeni.com
arastirma.org
atamizindeyiz.com
allahvar.com
guncelhaber.org
e-kutuphane.net

harunyahya.net

divxvar.com
 

Kapak Konusu:
İki Devlet Tek Millet Olarak Azerbaycan-Türkiye Birleşsin

Geçtiğimiz Haziran ayının ilk günlerinde Türkiye ve Azerbaycan’ın üst makamları tarafından Türk –İslam Birliği’nin kurulması yolunda önemli bir adım atıldı.

İki Müslüman kardeş ülkenin liderleri, "İki devlet tek millet" olma yönündeki temennilerini ve önümüzdeki dönemde bunu gerçekleştirmek için yapacakları çalışmaları açıklayarak Türk – İslam Birliği’ni büyük bir heyecanla bekleyen çevrelere önemli bir müjde verdi.

Hiç kuşku yoktur ki Sayın Adnan Oktar’ın öncüsü olduğu ve uzun yıllardır bu doğrultuda gerçekleştirdiği çalışmaların akabinde yaşanan bu gelişmeler, Allah’ın izniyle İslam ahlakının dünya çapındaki aydınlık geleceğinin bir başlangıcıdır.

Türkiye; geliştireceği stratejilerle hem tüm Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'da kalıcı barışı temin edebilecek, hem de böyle bir birliktelikten oluşacak ekonomik gücü en hakkaniyetli şekilde idare edebilecek bir tarihi birikime sahiptir. Hiçbir maddi değer; tarihe yön vermiş, insanlığa barışı, adaleti ve huzuru getirmiş, zengin bir kültüre sahip, köklü bir medeniyetin kurucusu olan bir milletin sahip olduğu tecrübenin yerini tutamaz. Geçmişte olduğu gibi bugün de Müslüman Türk Milleti; sabrı, imanı ve güzel ahlakı ile mazlumun yanında, zalimin karşısında yer alacak, farklı kültürlerden ve kökenlerden gelen insanları adalet ve hoşgörü potasında birleştirecek ve tüm dünyanın özlemini çektiği barış ve güvenlik ortamını oluşturacaktır. Bu bakımdan, tarih boyunca cihan devletleri kurarak kıtaları nizama sokmuş, örfünü, kültürünü büyük bir aşk ile muhafaza etmiş olan Müslüman Türk Milleti çok önemli bir dönemeçtedir.

Devamı için tıklayınız.

Güncel: İlmi Araştırma Sayı 49

Uyuşturmadan, Kırmızı Biberle Ağrı Nasıl Kesilir?

Harvard Tıp Okulu'ndan profesör Clifford Woolf ve meslektaşları herhangi bir uyuşma-his kaybı veya motor paralizi (kaslarda felçlik) ortaya çıkarmadan spesifik olarak ağrıyı bloke eden bir tedavi geliştirdiler. Bir diş hekiminin çalışacağı bölgeye yaptığı iğnenin etkisi genelde birkaç saat süren bir uyuşmaya neden olur. İstenmeyen bu etki, bu buluşla artık tarihe karışabilir.

Bu özel madde, normalde lokal anestetik olarak kullanılan lidokainin (lidocaine) inaktif bir türevi olan QX314 ile kırmızı biberde bulunan ve ağrıya neden olan kapsaisinin (capsaicin) birleşiminden oluşuyor.

Peki ağrıya, acıya neden olan kapsaisini içinde barındıran bir kombinasyon nasıl oluyor da bir ağrı kesiciye dönüşüyor?

Kapsaisin, sadece ağrıyı ileten sinir uçlarında olan birtakım hücre kanallarını açıyor ve böylelikle kombinasyonun diğer üyesi olan QX314 sadece bu hücrelere giriyor ve ağrıyı kesmede etkili oluyor.

Devamı için tıklayınız.

"Fil Vakası" Nasıl Gerçekleşti?

Kabe, hiç kuşkusuz tüm Müslümanların en kutlu mekanıdır.

Rabbimiz, inşa edildiği tarihten itibaren bu kutsal mekanı korumuş ve İslamiyet'in indirilişinden önce aldığı Ümmül Kur'a (şehirlerin anası) ismiyle Mekke, dışarıdan yapılan hiçbir saldırı veya işgalle alınamamıştır. Mekke’yi yönetimi altına almak isteyen Yemen valisi Ebrehe’nin Fil ordusuyla uğradığı hezimet bunun tarihteki en çarpıcı örneğidir.

İnşa edildiği ilk günden beri iman edenler tarafından tavaf ve hac edilen ve tüm Müslümanlar için en kutlu mekan olan Kabe, Allah'ın emriyle, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail (Bakara Suresi, 127) tarafından inşa edilmiştir. Beyt-i Haram olarak da nitelendirilen Kabe-i Muazzama, Allah'ın, "kutlu ve hidayet bulunan yer" olduğunu bildirdiği mübarek bir mekandır. Yüce Rabbimiz, Kuran'da Kabe hakkında şöyle buyurmuştur:

"Gerçek şu ki, insanlar için ilk kurulan Ev, Mekke'de, o, kutlu ve bütün insanlar (alemler) için hidayet olandır." (Al-i İmran Suresi, 96)

Devamı için tıklayınız.

Bediüzzaman Said Nursi: İlmi Araştırma Sayı 49

"İbadetin ruhu, ihlastır. İhlas ise, yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır."(İşaratül-İcaz, ibadet ve tevhid bahsi, s.142)

Müminler Sevgi ve Dayanışmalarından Gelen Manevi Kuvvetleri

Müminler, birbirleriyle sonsuz ahiret kardeşi olmaya niyet etmiş olmalarından dolayı derin bir sevgi, saygı ve sadakatle birbirlerine bağlanırlar. Bundan dolayı da asla rekabete, çekişmeye ya da ihtilafa imkan tanımazlar. Her ne zorluk ya da sıkıntıyla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar, Allah korkularından ve samimi imanlarından dolayı yılgınlığa, gevşekliğe ya da iradesizliğe kapılmazlar. Birinde bir kusur olacak olsa, bir diğeri güzel ahlakla ona destek olup iyiliğe teşvik eder. Sürekli birbirlerine iyiliği emredip, kötülükten sakındırdıkları için giderek imanları daha da güçlenir, kuvvetleri artar. Amaçları, çabaları ve duaları hep aynı olan müminlerin, imanları ve sevgilerinden oluşan bu manevi güçlerini Bediüzzaman Said Nursi bir sözünde şöyle bir örnekle dile getirmiştir:

Devamı için tıklayınız.

Yavru Canlıların Konforlu Barınağı: Yumurta

Kuş yumurtaları neden gözeneklidir? Bir kuş, kendi yumurtalarını diğer yumurtalardan nasıl ayırt eder? Tavuk yumurtasını hidrostatik basınçla kırmak neden mümkün değildir? Civcivler 20 günlük kuluçka dönemi boyunca içinde yaşadıkları yumurtanın kabuğunu nasıl kırarlar?

Yüce Allah canlıların soylarını devam ettirebilmeleri için onları çeşitli sistemlerle birlikte yaratmıştır. Rabbimiz, bu sistemler ile canlıyı gelişmeye başladığı ilk andan itibaren koruma altına alır. Nitekim memelilerde yavrular, anne karnında plasenta içinde gelişmelerini tamamlarken, diğer birçok canlı türünün yavrusu anne karnının dışındaki bir ortamda dünyaya gelir. Anne rahmi dışındaki ortamda gelişen ceninin dünyadaki dış etkilere karşı son derece savunmasız olduğu düşünülebilir. Ancak aksine bu savunmasız yavrular için yaratılmış yumurtalar, gerçekte yavrular dünyaya gelene kadar onlar için konforlu ve dayanıklı birer yuvadır.

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Darwinizm Nasıl Sosyal Bir Silaha Dönüştü?
Fedakarlığı Engelleyen Düşünce Bozukluğu: "Gemisini Kurtaran Kaptan Mantığı"
Evrendeki Cisimlerin Uzaklıkları Nasıl Ölçülüyor?
Elektronik Radar Sistemiyle Yön Bulan Istakozlar
Canlıların Dünyasından: Yunuslar
Ateizmin Çöküşü: İlmi Araştırma Sayı 49
Peygamber Efendimiz (sav)'den Sıhhatli Yaşama Dair Hikmetler
Gözardı Edilen Kuran Hükümleri: İlmi Araştırma Sayı 49
Evrimci Bilim Adamları İtiraf Ediyor: Sanat ve Estetik Duygusunu Evrimle Açıklayamayız
Mideyi İçte ve Dışta Koruyan Mucize Sıvılar
"Çoğunluk Yapıyorsa Doğrudur" Mantığı Dejenerasyonun Ana Kaynağıdır
   
 

 

 
İlmi Araştırma Geçen Sayı

İlmi Araştırma Sayı 48

İlmi Araştırma Dergisi'nin Haziran 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


netcevap.org
 

Geçen Sayının Kapak Konusu:
Müslümanların Zorluk Anlarında Güçlenen Tesanüdleri

Tarih boyunca peygamberlerin olmadığı dönemlerde, din ahlakını anlatma görevini samimi ve güçlü bir imana sahip olan müminler üstlenmişlerdir. Fakat bu değerli insanlar her dönemde, din ahlakını kendi kurdukları din aleyhtarı ve zalim sisteme bir tehdit olarak gören bazı çevrelerin çeşitli engellemelerine, iftiralarına, sözlü ve fiili saldırılarına maruz kalmışlardır.

Ancak geçmişte de günümüzde de; kötülüğü örgütleyen ve müminlerin tesanüdlerinin bozulması için çaba harcayan bu kişilerin gözardı ettikleri önemli bir gerçek vardır:

Allah'ın rızasını kazanmak için yaşayan Müslümanlar, zorluk anlarında iman etmeyenler gibi ittifaklarını bozup dağılmaz, aksine böyle zamanlarda Allah’ın izniyle daha güçlü kenetlenerek tesanüdlerini artırırlar.

Devamı için tıklayınız.

Topraktaki ve Yeraltındaki Bereketin Kaynağı: Volkanik Faaliyetler

Volkanik faaliyetlerin temel besin kaynağımız olan bitkiler üzerinde nasıl bir etkisi vardır? Bu faaliyetler olmasaydı, değerli taş ve madenlere ulaşmak neden şimdiki gibi mümkün olmazdı?Volkanik faaliyetler, alternatif bir enerji kaynağı olarak neden önem kazanmıştır?

Dünya'nın merkezindeki sıcaklığın bilim adamları tarafından 7500 dereceye kadar çıktığı tahmin edilmektedir. Bu, Güneş'in yüzeyinden bile daha büyük bir sıcaklıktır. Oysa biz bu sıcaklığı hiç hissetmeden gündüz okula ya da işe gider, evimizde günlük işlerimizi yapar, geceleri de rahat bir şekilde uyuruz. Çünkü sonsuz şefkat sahibi olan Allah, üzerinde yaşadığımız yer kabuğunu, sıcaklığın bize gelmesini engelleyecek kadar kalın yaratmıştır. Ancak yer kabuğunun altındaki magma akıcı olduğu için, bir geçit bulabilirse zaman zaman yer kabuğunu yararak yeryüzüne çıkar. Kuran'da bu olay "Dönüşlü olan göğe andolsun, "yarılan yere" de."(Tarık Suresi, 11-12) ayetleriyle haber verilmiştir.

Devamı için tıklayınız.

 

İlmi Araştırma Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.