|
Kapak Konusu:
Sayın Adnan Oktar'ın PKK Terörünün Kesin Olarak Son Bulması İçin Sunduğu Çözüm Önerileri Kurandamerhamet.com
- PKK’nın ülkemizde oluşturmaya çalıştığı anarşi ortamını destekleyen çevreler, anti Darwinist ve anti komünist fikri propagandayı engellemek ve PKK’nın komünist kökenini gizleyebilmek için hangi yöntemlere başvurmaktadırlar?
- PKK ile mücadelede yayın organlarına ve devletimizin kurumlarına düşen sorumluluklar nelerdir?
- Darwinizm’in, Marksizm’in ve materyalizmin detaylı olarak anlatılması, bu sapkın ideolojilerle mücadelede neden önem taşımaktadır?
- Geçtiğimiz Aralık ayında DTP’nin kapatılması, terörün ortadan kaldırılması için neden bir çözüm değildir?
- PKK’nın Marksist-Leninist köklerini ilk deşifre eden kişi olan Sayın Adnan Oktar, PKK teröründen kurtulmak için hangi çözüm önerilerinde bulunmaktadır?
Geçtiğimiz ay Tokat’ta 7 askerimizin şehit edilmesi; bir kez daha Sayın Adnan Oktar’ın uzun yıllardır terörle mücadele konusunda vurguladığı çok önemli bir gerçeği gözler önüne sermiştir: Terörle mücadele konusunda bugün gelinen noktada, terörü yalnızca askeri bir girişim ile yok etmek mümkün değildir. Mutlaka fikri yönden de yapılacak bir mücadele ile terörün ideolojisinin etkisiz kılınması gerektiği tartışılmaz bir gerçektir.
Ancak bu gerçeğin farkında olan ve bundan rahatsızlık duyan bazı çevreler, anti Darwinist ve anti komünist fikri propagandanın yapılmasını engellemek ve PKK’nın komünist kökenini gizleyebilmek amacıyla çeşitli yollara başvurmaktadırlar. İşte bu yöntemlerden bazıları:
Devamı için tıklayınız.

İlmi Araştırma Sayı 67: Kısa Kısa İngiliz Yazar Patrick Seale: “Türkiye Ortadoğu'nun Yükseleni”
Ortadoğu uzmanı İngiliz yazar Patrick Seale, Türkiye'nin Ortadoğu'daki güç oyununun kurallarını yeniden yazdığını öne sürdü. Bu doğrultuda, dirilen bir Türkiye'nin Ortadoğu'da kendine ciddi bir yer edinmeye başladığını söyleyen Seale, bu gelişmenin Ortadoğu'ya barış ve sakinlik getireceğini düşünüyor. timeturk.com
New York Times: Türkiye Bölgesinde Güçlü ve Bağımsız Bir Aktör
ABD'de yayınlanan New York Times gazetesi, yayınladığı makalede Türkiye'nin dış politikasına övgüler yağdırdı. “Türkiye nüfuzunu, güç yerine diplomasi ile yayıyor” denilen makalede Türkiye'nin yükselen gücü şu şekilde özetlendi: "ABD'nin Irak'taki başarısızlığı ve aynı şekilde İsrail'in aşırılıklarını törpülemekte gösterdiği beceriksizlik, Türkiye'nin Amerikan yanlısı görüntüsünü üzerinden atıp Ortadoğu'dan Balkanlar'a, Kafkaslar ve Orta Asya'ya kadar uzanan uçsuz bucaksız bir bölgenin merkezinde güçlü bir bağımsız aktör olarak sivrilmesine de yol açtı" bugun.com.tr
Devamı için tıklayınız.

İmam Rabbani'den Günümüze Hikmetli Mesajlar: Namaz Kılmanın Önemi “Kur’ân’ı Kerim’in birçok yerinde, (Amâl-i sâliha) işleyenlerin cennete girecekleri bildirilmektedir. Bunu açıklamakta ve şükretmeyi ve namazın esrarını bildirmektedir.” (İmam Rabbani Mektubat 304. Mektup)
İmam Rabbani Mektubat adlı eserindeki bu sözleriyle, namazın Kuran’da bildirilen önemine dikkat çekmiştir. Namaz, Allah’ın Kuran’da vakitleri belirlenmiş olarak farz kıldığı bir ibadettir. Müslümanlar 5 vakit namazlarını kılmakla sorumludurlar. Kuran’da namazla ilgili pek çok ayet yer almaktadır. Namazı vaktinde kılmak gerektiğini Yüce Rabbimiz Kuran’da şöyle bildirmektedir
“... namaz, mü’minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.“ (Nisa Suresi, 103)
Devamı için tıklayınız.

Bir Ayet Bir Açıklama: Kehf Suresi, 7 “Şüphesiz Biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye.” (Kehf Suresi, 7)
Yüce Allah ayetinde kullarını dünya hayatında imtihan edeceğini bildirmektedir ve bu nedenle dünya hayatını özel olarak insanların hoşuna gidecek süslerle birlikte yaratmıştır. Bu süsler, Allah'ın bir denemesidir ve insanı yanıltmamalıdır. Hepsi geçici ve aldatıcıdır. İnsanın dünyadaki vazifesi, Yüce Allah'a ve ahirete iman etmek, Kuran'da bildirildiği şekilde güzel ahlak sahibi bir insan olmak, Allah'ın sınırlarını korumak ve O'nun hoşnutluğunu kazanmaya çalışmaktır.
İnsanların hayatları boyunca sahip olmak istedikleri ve bu amaçla büyük bir gayret ve azimle çalıştıkları herşey aslında yaşadıkları bu hayatın süsleridir. Dünya üzerindeki her şey, insana ilk bakışta çok çekici ve güzel görünebilir. Dünya üzerindeki güzellikler insanlar için birer nimettir. Her insan çevresinde gördüğü veya sahip olduğu tüm bu nimetlerin kendisine veriliş sebebinin, yalnızca Yüce Rabbimiz Allah'ın bir denemesi olduğunu unutmamalıdır. Sahip olduğu veya olacağı herşeyle Allah'ın rızasını kazanacak güzel davranışlarda bulunması gerekir. Allah verdiği her nimetle beraber; insanın Kendisi'ne şükredici olup olmadığını, güzel ahlak gösterip göstermeyeceğini de dener. İnsanın asıl amacı, tüm bu güzellikleri bize veren Rabbimiz'e kulluk etmek, O'na en güzel şekilde şükretmek ve Kuran'da bildirdiği güzel ahlakı göstermektir. Elbette yaşadıklarının bir imtihan olduğunun farkında olan ve Allah'ın rızasına uygun olduğunu düşündüğü şekilde karar veren ve Kuran ahlakına uygun güzel davranışlarda bulunan müminler, bu imtihanı kazanmayı ve Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi cennet hayatı ile mükafatlandırılmayı umabilirler. Bu imtihan dünyasının en büyük sırlarından biri, iman edenler için mutlaka hayırla noktalanmasıdır. En büyük kazançlardan biri ise, iman edenlerin bu denemeler karşısında gösterdikleri güzel ahlak, cesaret ve metanetin, onların ahiretteki karşılıklarını ve derecelerini artıracak olmasıdır.

İlmi Araştırma Sayı 67: İslam Ahlakı kesinbilgiyleiman.com
İslam ahlakına göre “gerçek iyiliğin” ne olduğunu Rabbimiz Kuran’da bildirerek tüm müminlere sahip olmaları gereken üstün ahlakı haber vermiştir. Bu, çok büyük bir rahmettir. Çünkü gerçek iyilik, toplumda bazı insanlar tarafından algılanan şeklinden tamamen farklıdır.
Kuran ahlakını yaşamayan kimseler iyiliği, insanın istediği zaman, karşı tarafa bir lütuf olarak bir yardımda bulunması şeklinde algılarlar. Öncelikle bu, kişinin sürekli olarak yaptığı bir davranış değil ancak zaman zaman uyguladığı bir tavırdır. Genellikle bu iyilikler yolda görülen bir dilenciye para vermek ya da yolculukta yaşlılara yer vermek gibi örneklerle sınırlıdır. Kuşkusuz bunlar da güzel davranışlardır. Ancak bunlar çoğu zaman kişinin menfaatlerini fazla zedelememesi şartıyla kabul edilir. Oysa Kuran’da iyiliğin gerçekte ne olduğu şöyle haber verilmiştir:
“Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve mücadelenin kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve muttaki olanlar da bunlardır.” (Bakara Suresi, 177)
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|