Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
İlmi Araştırma Son Sayı

İlmi Araştırma Sayı 48

İlmi Araştırma Dergisi'nin Haziran 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Samimi Bir Dindar Atatürk
Allah İçin Yaşamak
Gelin Birlik Olalım
Türk'ün Yüksek Seciyesi
Hayvanlar Alemi
Becerikli Baraj İnşaatçıları Kunduzlar

Tavsiye Edilen Belgeseller
Karma Felsefesi ve Reenkarnasyon Yanılgısı
Kuran Mucizeleri 3
Okyanuslardaki Eşsiz Sanat
Bediüzzaman Said Nursi'nin Dilinden Ahir Zaman
Tohum Mucizesi
Peygamberimiz (sav)'in Şemail-i Şerifi

Tavsiye Edilen Linkler
uluonderataturk.com
kabatasdevri.com
cnnturkilkinsaninizinde..
islamantisemitizmilanet..
cocuklaricin.net
satanizmtehlikesi.com

harunyahya.net

basindaharunyahya.com
 

Kapak Konusu:
Müslümanların Zorluk Anlarında Güçlenen Tesanüdleri

Tarih boyunca peygamberlerin olmadığı dönemlerde, din ahlakını anlatma görevini samimi ve güçlü bir imana sahip olan müminler üstlenmişlerdir. Fakat bu değerli insanlar her dönemde, din ahlakını kendi kurdukları din aleyhtarı ve zalim sisteme bir tehdit olarak gören bazı çevrelerin çeşitli engellemelerine, iftiralarına, sözlü ve fiili saldırılarına maruz kalmışlardır.

Ancak geçmişte de günümüzde de; kötülüğü örgütleyen ve müminlerin tesanüdlerinin bozulması için çaba harcayan bu kişilerin gözardı ettikleri önemli bir gerçek vardır:

Allah'ın rızasını kazanmak için yaşayan Müslümanlar, zorluk anlarında iman etmeyenler gibi ittifaklarını bozup dağılmaz, aksine böyle zamanlarda Allah’ın izniyle daha güçlü kenetlenerek tesanüdlerini artırırlar.

Devamı için tıklayınız.

Ateizmin Çöküşü: İlmi Araştırma Sayı 48

"O, Allah’tır, Kendisi’nden başka Ilah yoktur. Ilkte de, sonda da hamd O’nundur. Hüküm O’nundur ve O’na döndürüleceksiniz." (Kasas Suresi, 70)

Son dönemde bilim ve felsefe alanında yaşanan gelişmeler, ateizmin önlenemez çöküşünün sebeplerindendir. Kuşkusuz ateist dünya görüşünün sarsılması, yerine başka bir dünya görüşünün egemen olması anlamına gelecektir ki, bu Kuran ahlakıdır.

Dünya Tarihinde Bir Dönüm Noktası: Ateizmin Çöküşü

Insanlık tarihinde önemli dönüm noktaları vardır. Şu anda bu dönüm noktalarından birindeyiz. Kimileri bunu globalleşme veya bilgi çağının başlangıcı olarak yorumluyor. Son 20-25 yıldır bilim ve felsefe alanında yaşanan büyük gelişmeler sayesinde, 19. yüzyıldan bu yana bilim ve düşünce dünyasında etkin olan ateizm, önlenemez bir şekilde çöküyor.

Ateizmin asıl yükselişi, 18. yüzyıl Avrupası'ndaki bazı din karşıtı düşünürlerin felsefelerinin yayılmasıyla ve siyasi sonuçlar vermesiyle başladı. Diderot, Baron, Holbach gibi materyalistler, evrenin sonsuzdan beri var olan bir madde yığını olduğunu ve madde dışında bir varlık alemi bulunmadığını öne sürdüler. 19. yüzyılda ateizm daha da yaygınlaştı. Feuerbach, Marx, Engels, Nietzsche, Durkheim, Freud gibi düşünürler, ateist düşünceyi farklı bilim ve felsefe alanlarına uyguladılar.

Devamı için tıklayınız.

İstişare Ahlakı Müslümanlara Neler Kazandırır?

Kuran ahlakına göre, müminlerin her konuda birbirleriyle son derece dostane ve samimi bir şekilde bilgi alışverişinde bulunmaları, birbirlerine danışarak, diğer bir deyişle istişare ederek karar almaları esastır. Bu hikmetli davranış; müminlerin o konuya başka açılardan bakmalarını, farklı çözümler üretmelerini ve dolayısıyla en doğru karara varmalarını sağlar. Peygamber Efendimiz (sav)’in değişik yaşlardaki kişilerin fikirlerini sorarak her birinin fikrini dikkate alması, bu konuda da müminler için en güzel örneği oluşturmaktadır.

İstişare Kuran ahlakında önemli bir yere sahip olan, müminin her işinde en hayırlı sonuçlara ulaşmasını sağlayan hikmetli bir davranıştır. Bir mümin, Kuran’ın "... Her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır." (Yusuf Suresi, 76) hükmü gereğince, bir konuda ne kadar bilgili olursa olsun, bir başkasının daha da bilgili olabileceğini, daha isabetli karar verebileceğini göz önünde bulundurarak karşı tarafın görüş ve önerilerine açık olur. Çünkü düşünceleri insanın aklına ilham eden Yüce Allah’tır. Farklı kişilere farklı fikirleri ilham etmesi Yüce Allah’ın bir rahmetidir. Bu nedenle mümin karar verilmesi gereken bir durum söz konusu olduğunda, aklına, vicdanına ve samimiyetine güvendiği müminlere danışır; onlarla istişare eder; yani fikir alışverişinde bulunur. Yüce Rabbimiz müminlerin bu özelliğini Kuran’da şöyle bildirmektedir:

" Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler." (Şura Suresi, 38)

Devamı için tıklayınız.

Firavun'dan Günümüze İnkarcıların Değişmeyen Karakteri

Belki ilk duyulduğunda bir an için Firavun karakterinin sadece geçmiş dönemlerde Mısır'da yaşayan yöneticilere has bir karakter olduğu düşünülebilir. Ancak bu karakterdeki insanlarla günlük yaşam içinde sık sık karşılaşılabilmektedir. Yüce Allah, bundan binlerce sene önce Mısır'ın yönetiminde diktatör olarak söz sahibi olan Firavun'un karakterini Kuran’da detaylı olarak bildirmiş ve gaflete düşüp bu ahlak özelliklerini sergilememeleri için müminlere önemli bir örnek kılmıştır.

Rabbimiz’in hidayet rehberi olarak bizlere gönderdiği Yüce Kuran, kıyamete kadar yaşayacak olan tüm insanların doğru yolu bulabileceği kaynaktır. Kuran’ın en mucizevi özelliklerinden biri ise, gönderildiği andan itibaren, sonsuza kadar değişmeyecek ve geçerli olacak tek Hak kitap olmasıdır. Bu nedenle ayetlerle bildirilen insan karakterleri de geçmişten bugüne kadar yaşamış olan bütün medeniyetler ve bütün insanlar için geçerlidir. Bu bilgiler, aynı zamanda ileriki zamanlarda yaşayacak olan tüm nesiller için de geçerli olacaktır. Bu gerçek, Kuran’da "(Bu,) Allah'ın öteden beri sürüp giden sünnetidir. Sen Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın." (Fetih Suresi, 23) ayetiyle de bildirilmektedir.

Devamı için tıklayınız.

Bediüzzaman Said Nursi: İlmi Araştırma Sayı 48

"Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme." (Mesnevi-i Nuriye, Habbe, 110)

"Şu kısa, fani ömrünü fani şeylere sarf etme ki, fani olmasın. Baki şeylere sarf et ki, baki kalsın" (Mesnevi-i Nuriye, Zerre, 153)

Bediüzzaman’dan Hatırlatmalar

Yaratılışın Delillerini Görmek


Kainatta gördüğümüz tüm güzelliklerin Allah'ın birer mucizesi olduğunu, bu hikmetleri, akıl ve kalp gözüyle değerlendirip, ancak ülfet perdesini kaldırmak suretiyle görebileceğimizi bildiren Bediüzzaman Said Nursi, bir sözünde bunu şöyle açıklamıştır:

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Güncel: İlmi Araştırma Sayı 48
Kuran Ahlakı: İlmi Araştırma Sayı 48
Antikorlara Özel "Düşman Tanıma Sistemi"
İman Etmeyenlerin Batıla Dayalı "Nefse Uygun Din" Arayışları
Alaycılık Neden Büyük Bir Zulümdür?
25 Gramlık Denetim Uzmanı: Tiroid Bezi
Cahiliye Toplumundaki Çarpık Anlayışın Beraberinde Getirdiği Esnaf Karakteri
Topraktaki ve Yeraltındaki Bereketin Kaynağı: Volkanik Faaliyetler
   
 

 

 
İlmi Araştırma Geçen Sayı

İlmi Araştırma Sayı 47

İlmi Araştırma Dergisi'nin Mayıs 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


netcevap.org
 

Geçen Sayının Kapak Konusu:
Tevrat'ta Ben-i İsrail Diye Hitap Edilen Kavim, Mehdi Cemaatidir

  • Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerine göre tüm dünya insanlarının geleceği için çok önemli ve çok faydalı faaliyetlerde bulunacak olan Hz. Mehdi ve cemaati ile, Tevrat’ta Ben-i İsrail diye hitap edilen kavmin aslında aynı topluluk olduğunu ortaya koyan deliller nelerdir?

  • Tevrat’ta haber verilen hakimiyet, gerçekte neye işaret etmektedir?

  • Allah'ın seçip hakimiyet vadettiği toplulukta koşul olarak saf ırk aranması, neden yanlış bir tutumdur?

Kuran'da Allah, Hz. İbrahim'i ve onun soyundan gelenleri seçtiğini ve onları mübarek kıldığını bildirmektedir. (Bakara Suresi, 130; Al-i İmran Suresi, 33) Bu bilgi, Musevilerin kutsal kitabı Tevrat'ta da yer almaktadır. (Yaratılış, 22:17; 12:2)

Hz. İbrahim'in soyu, iki oğlu olan Hz. İsmail ve Hz. İshak ile devam etmiştir. Hz. İshak'ın soyundan olan İsrailoğulları'na, tarih boyunca pek çok peygamber gelmiştir: Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. Yunus, Hz. Eyüp, Hz. İlyas, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. İsa. Hz. İsmail'in soyundan ise İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav), onun ailesinden gelen imamlar ve en son olarak da İmam Muhammed el-Mehdi gelmektedir.

Devamı için tıklayınız.

Kuran Ahlakı: İlmi Araştırma Sayı 47

"De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilmez…" (Neml Suresi, 65)

  • Gayba iman etmek, müminler için neden önemlidir?
  • Gayb haberleri, yalnızca gelecekle mi ilgilidir?
  • Cinler vesilesiyle kehanette bulunduğu iddia eden kişilere inanmak, neden büyük bir yanılgıdır?

Gayb haberleri (insanın duyuları aracılığı ile algılayamadığı, görünmeyen, bilinmeyen, şahit olunmayan bilgiler, geleceğe ve geçmişe dair olaylara dair haberler), kullarına bilgisinin dilediği kadarını açan Allah'ın sonsuz ilminin önemli örneklerinden biridir. Tüm yaşamını Allah'ın rızasını kazanmak için geçiren müminlerin en önemli özelliklerinden biri, Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği ve Peygamber Efendimiz (sav)'e vahyettiği bu gayb haberlerine olan samimi imanlarıdır. Sonsuz ilim sahibi Yüce Allah, Kuran'ın birçok ayetinde gaybı bilenin, yalnızca Kendisi olduğunu bildirmektedir. Bu ayetlerden biri şöyledir:

"(Allah:) "Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver" dedi. O, bunları onlara isimleriyle haber verince de dedi ki: "Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten Ben bilirim, gizli tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da Ben bilirim." (Bakara Suresi, 33)

Devamı için tıklayınız.

 

İlmi Araştırma Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.